İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (ISG), "Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar" belgesel serisinin ikinci bölümünde, terminalin küresel bir sağlık kalesi olduğunu kanıtlayan Dr. Özlem Gündüz’ün 18 yıllık mesleki yolculuğunu ekranlara taşıyor.
Adını dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen’den alan ve bu mirası toplumsal cinsiyet eşitliği vizyonuyla geleceğe taşıyan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (ISG), ilham veren dijital arşiv projesi "Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar" belgesel serisinin ilk bölümünde Pegasus Hava Yolları’nın A320 pilotu Seda Saygı Aktaş’ın yaşam ve kariyer öyküsüne yer vermişti. Serinin ikinci bölümünde izleyici; havalimanının adeta ’kurumsal hafızası’ haline gelen Dr. Özlem Gündüz’ün hikayesine tanıklık ediyor. Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü’ne bağlı Sabiha Gökçen Havalimanı Sağlık Denetleme Merkezi’nde (SDM) 18 yıldır aralıksız görev yapan Gündüz, Sabiha Gökçen’in haftada tek uçuştan yılda 48 milyon yolcuya uzanan o devasa dönüşümünü profesyonel bir hafıza ve eşsiz bir perspektifle aktarıyor.
HAVALİMANINDA SAĞLIKÇI OLMAK: "TANINIR DEĞİLİZ"
Uluslararası havalimanlarında küresel salgınlara karşı ’sağlık nöbeti’ tuttuklarını belirten Dr. Özlem Gündüz, mesleki kimliklerinin sadece klinik bir hizmetten ibaret olmadığını şu sözlerle ifade etti: "Havalimanında sağlıkçı olduğumu söylediğim zaman, insanlar öncelikle poliklinik yapan, yolcuya bakan bir iş yaptığımı düşündüler. Ama böyle olmadığını anlayınca herkes bir şaşırdı. Ciddi bir iş yapıyoruz ama tanınır değiliz... Topluma böyle bir birim olduğunu belirtmemiz gerekiyor."
Sağlığın havacılık ekosistemindeki hayati önemine vurgu yapan Dr. Özlem Gündüz, Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü bünyesindeki merkezlerin, Türkiye’nin dünyaya açılan kapılarında kritik birer ’sağlık sınır bekçisi’ olduğunu ifade etti.
Kadınların havacılıktaki rolünün önemine de değinen Gündüz, "Kadınlar, birçok sektörde olduğu gibi havacılıkta da önemli birer aktördür. Cumhuriyet tarihimizde azmin ve cesaretin sembol isimlerinden biri olan Sabiha Gökçen’in izinden giden kadınlar olarak, eşitliğin olduğu yerde sınırın olmadığına inanıyoruz. Sabiha Gökçen Havalimanı Güvenlik Komisyonu’nda kadını temsil etmek bizim için gurur verici. Biz kadınlar, karar alma ve değerlendirme süreçlerinde sezgisel yaklaşımımızla fark yaratıyoruz. Sorumluluk ve ekip bilinci, iş anlayışımızın merkezinde yer alıyor. Sabiha Gökçen gibi alanında öncü bir kadının ismini alan ve onun ilkelerini benimseyen bir havalimanında görev almak büyük bir onur kaynağı. Cesaret ve azimle yol alan bütün kadınların, birikimlerini artırdıklarında, vazgeçmeden çalıştıklarında hedeflerine ulaşacağına inanıyorum."